Küresel gastronomi ekosisteminde içerik üretimi, menü çevirisi, şef biyografileri, restoran web siteleri ve yemek kitapları artık yalnızca yerel pazara hitap etmiyor. Özellikle Türk mutfağının uluslararası görünürlüğünün artmasıyla birlikte, yemek terimlerinin İngilizceye doğru, bağlama uygun ve teknik olarak isabetli aktarımı stratejik bir konu haline gelmiştir.
Yanlış bir terim seçimi, yalnızca dil hatası değildir; aynı zamanda ürünün konumlandırılmasını, algılanan kaliteyi ve kültürel temsili doğrudan etkiler. Bu yazıda Türk mutfağına özgü pişirme teknikleri, ekipman adları, malzeme tanımları ve yemek isimlerinin İngilizceye aktarımında dikkat edilmesi gereken temel ilkeleri sistematik biçimde ele alıyoruz.
1. Doğrudan Çeviri Her Zaman Doğru Çeviri Değildir
Türkçe gastronomi terminolojisinin önemli bir bölümü kültürel bağlam içerir. Örneğin:
- “Sulu yemek” → juicy dish değildir.
Doğru karşılık çoğu bağlamda: stew, braised dish veya casserole-type dish olacaktır. - “Kızartma” → her zaman frying değildir.
Teknik bağlama göre:- deep-frying
- pan-frying
- shallow-frying
Bu ayrım özellikle profesyonel mutfak terminolojisinde kritik öneme sahiptir.
2. Kültürel Olarak Yerleşmiş Terimler: Çevrilir mi, Olduğu Gibi mi Bırakılır?
Bazı yemek adları artık uluslararası gastronomi literatürüne girmiştir ve çevrilmez. Örneğin:
- baklava
- dolma
- kebab
- börek
Bu tür terimler İngilizce metinlerde transliterasyon yoluyla korunur; gerekirse ilk kullanımda açıklayıcı bir ifade eklenir:
börek (a savoury filled pastry made with thin layers of dough)
Strateji şudur:
Marka değeri taşıyan yemek adları korunur; teknik açıklama gerekiyorsa parantez içinde yapılır.
3. Pişirme Tekniklerinin Doğru Karşılıkları
Türk mutfağında sık kullanılan tekniklerin İngilizce karşılıkları birebir değildir. İşte en kritik olanlar:
| Türkçe Terim | Yanlış Çeviri | Doğru Teknik Karşılık |
|---|---|---|
| Kavurmak | roast | sauté / pan-sear |
| Haşlamak | boil | simmer (çoğu durumda) |
| Tandırda pişirmek | cook in oven | slow-roasted in a clay oven |
| Fırınlamak | bake | bake / roast (içeriğe göre) |
| Buharda pişirmek | boil | steam |
Örneğin “kavurma” kelimesi çoğu zaman roasted meat olarak çevrilir. Oysa teknik olarak doğru ifade genellikle:
slow-cooked sautéed meat
veya
pan-seared and slow-cooked lamb
Bağlam analizi yapılmadan verilen karşılıklar teknik hata üretir.
4. Malzeme Çevirilerinde Kritik Hassasiyet
Bazı Türk mutfağı malzemeleri İngilizcede doğrudan karşılığa sahip değildir. Bu durumda üç yöntem kullanılır:
4.1. Transliterasyon + Açıklama
- sucuk
→ sucuk (a spicy Turkish dry-cured sausage) - tarhana
→ tarhana (a traditional fermented grain and yoghurt soup base)
4.2. Fonksiyonel Tanımlama
“Salça” her zaman paste değildir.
Domates salçası: tomato paste
Biber salçası: red pepper paste
Ancak “ev yapımı salça” ifadesi çoğu zaman:
homemade sun-dried pepper concentrate
şeklinde bağlama göre genişletilebilir.
5. Menü Çevirisinde Stratejik Yaklaşım
Uluslararası menülerde amaç yalnızca doğru çeviri değildir; aynı zamanda satış odaklı ve açıklayıcı bir metin üretmektir.
Örnek:
“Kuzu tandır”
Yetersiz çeviri:
Lamb Tandoor
Bu hem kültürel hem teknik olarak yanlıştır (Hint mutfağındaki tandoor ile karışır).
Doğru yaklaşım:
Slow-roasted lamb cooked in a traditional stone oven
Burada kültürel bağlam korunur, yanlış çağrışım önlenir.
6. Bölgesel Yemek İsimlerinde Tutarlılık
Örneğin:
- İmam Bayıldı
- Hünkar Beğendi
Bu tür isimler doğrudan çevrilmez (The Imam Fainted gibi literal çeviriler profesyonel değildir).
Doğru yöntem:
İmam Bayıldı – stuffed aubergine braised in olive oil
Başlık korunur, teknik açıklama eklenir.
7. Coğrafi İşaretli Ürünler ve Hukuki Hassasiyet
Uluslararası içeriklerde coğrafi işaretli ürünlerin aktarımı ayrıca dikkat gerektirir:
- Antep Baklavası
- Ezine Peyniri
Bu ürünlerde:
Antep Baklavası (a geographically protected pistachio pastry from Gaziantep, Türkiye)
şeklinde hukuki statü belirtilmelidir.
8. İngilizce Varyant Seçimi: American mı British mı?
Gastronomi terminolojisinde bazı farklar vardır:
| British English | American English |
|---|---|
| aubergine | eggplant |
| courgette | zucchini |
| minced meat | ground meat |
| grill | broil (bazı bağlamlarda) |
Hedef pazara göre terminoloji seçimi yapılmalıdır. Özellikle restoran web sitelerinde bu ayrım önemlidir.
9. SEO ve Discover Uyumlu Gastronomi Çevirisi
Arama motorları bağlamı analiz eder. Dolayısıyla:
- “Turkish stuffed eggplant recipe”
- “Traditional Ottoman lamb dish”
- “Authentic Turkish pastry”
gibi arama hacmi olan ifadeler stratejik olarak metne entegre edilmelidir.
Ancak SEO kaygısıyla teknik doğruluktan ödün verilmemelidir.
10. Profesyonel Yaklaşım: Neden Uzmanlık Gerektirir?
Türk mutfağı terimlerinin İngilizceye aktarımı:
- Dil bilgisi meselesi değildir,
- Kültürel aktarım problemidir,
- Gastronomi terminolojisi bilgisi gerektirir,
- Hedef pazar analizi gerektirir,
- Marka konumlandırmasıyla doğrudan ilişkilidir.
Özellikle ihracat yapan gıda firmaları, otel zincirleri, şef restoranları ve gastronomi yayınları için yapılan çevirilerde hatalı terminoloji marka değerini zedeler.
Sonuç
Türk mutfağı terminolojisinin İngilizceye doğru aktarımı üç temel prensibe dayanır:
- Teknik doğruluk
- Kültürel hassasiyet
- Hedef pazar uyumu
Her yemek adı çevrilmez.
Her pişirme tekniği birebir karşılık bulmaz.
Her malzeme doğrudan İngilizceye aktarılmaz.
Bu nedenle gastronomi çevirisi, genel çeviri hizmetlerinden ayrılan özel bir uzmanlık alanıdır.
Eğer içerik üretimi, menü çevirisi veya gastronomi yayıncılığı alanında çalışıyorsanız, terminoloji standardizasyonu ve profesyonel redaksiyon süreci işletmeden ilerlemek uzun vadede stratejik risk oluşturacaktır.








